Yeni Kurulan Şirketler İçin Teşvik Fırsatları

Girişimcilik serüveni, heyecan verici bir yolculuğun başlangıcıdır. Yepyeni bir fikirle yola çıkmak, kendi işinin patronu olmak ve hayalleri gerçeğe dönüştürmek, birçok kişinin arzusudur. Bu yolculuk ne kadar motive edici olsa da, başlangıç aşamasındaki finansal zorluklar ve bürokratik engeller, girişimcilerin enerjisini tüketebilir. Devlet tarafından sunulan destek mekanizmaları devreye girer. Yeni kurulan bir işletmenin ilk adımlarını daha sağlam atabilmesi, rekabete daha güçlü başlayabilmesi ve büyüme potansiyelini hızla ortaya çıkarabilmesi adına sunulan teşvikler, adeta bir can suyu niteliği taşır. Bu mekanizmalar, sadece finansal birer yardım değil, aynı zamanda devletin girişimcilik ekosistemine duyduğu güvenin bir göstergesidir.

Girişimciliğin İlk Adımlarında Devletin Rolü Ne Anlama Geliyor?

Devlet destek mekanizmalarının temel amacı, ülke ekonomisine dinamizm katacak yeni işletmelerin doğmasını ve ayakta kalmasını teşvik etmektir. Yeni açılan her şirket, istihdam yaratma, yenilikçi ürünler veya hizmetler ortaya koyma ve bölgesel kalkınmaya katkıda bulunma potansiyeli taşır. Devlet, bu potansiyelin farkında olarak, girişimcilere çeşitli kapılar aralar. Bu destekler sayesinde, sermaye yetersizliği çeken bir girişimci makine alabilir, personel istihdam edebilir veya kira giderlerini karşılayabilir. Böylelikle, iş fikrinin hayata geçme olasılığı artar ve şirketin piyasada tutunma şansı yükselir. Bu süreç, ekonomik kalkınmanın tabana yayılmasına yardımcı olur.

Stratejik bir avantaj olarak teşvikler

Teşvikleri yalnızca bir maddi kaynak olarak görmemek gerekir. Doğru bir teşvik programından faydalanmak, bir işletmeye stratejik bir rekabet üstünlüğü kazandırır. Rakipleriniz öz kaynakları ile yatırım yaparken, sizin devlet desteği ile maliyetlerinizi düşürmeniz, fiyatlandırma politikanızdan pazarlama faaliyetlerinize kadar birçok alanda size esneklik tanır. Bu durum, özellikle piyasaya yeni girmiş bir firma için paha biçilmez bir avantajdır. Büyüme ivmesini yakalamanızı kolaylaştırır ve şirketinizi daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturur.

Yeni Kurulan İşletmeler Hangi Desteklerden Yararlanabilir?

Türkiye’de yeni kurulan şirketlere yönelik çok çeşitli destek programları mevcuttur. Bu programlar, şirketin faaliyet alanı, girişimcinin nitelikleri ve yatırımın büyüklüğü gibi kriterlere göre farklılık gösterir. Girişimcilerin, kendi iş modellerine en uygun destek programını titizlikle araştırması ve belirlemesi gerekir. Başlıca popüler programlardan bazılarını aşağıda inceleyelim.

KOSGEB girişimcilik destek programı

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), Türkiye’de girişimcilik denince akla gelen ilk kurumdur. KOSGEB, yeni iş kuranlara yönelik oldukça kapsamlı programlar yürütür. Bu programlar genellikle “Geleneksel Girişimci Destek Programı” ve “İleri Girişimci Destek Programı” olarak ikiye ayrılır.

  • Geleneksel girişimci programı: Hizmet ve ticaret gibi daha yaygın sektörlerde faaliyet gösterecek işletmelere yöneliktir. Program kapsamında, kuruluş giderleri, makine ve teçhizat alımları, ofis donanımı, yazılım, kira ve personel giderlerinin belirli bir kısmı için geri ödemesiz hibe desteği alınabilir. Bu destek, yeni bir işletmenin ilk aylarındaki nakit akışı sıkıntısını büyük ölçüde hafifletir.
  • İleri girişimci programı: Teknoloji, imalat ve inovasyon odaklı projelere hitap eder. Bu programdaki hibe tutarları, geleneksel programa kıyasla çok daha yüksektir. Amaç, katma değeri yüksek, stratejik öneme sahip sektörlerde faaliyet gösterecek firmaların ortaya çıkmasını özendirmektir. Makine ve yazılım alımları için ayrılan bütçe daha geniştir ve orta-yüksek ile yüksek teknoloji alanlarında üretim yapacak firmalara ilave destekler sunulur.

Genç girişimci desteği (Bağ-Kur Prim Desteği)

Bu destek, özellikle genç nüfusu iş hayatına kazandırmayı hedefler. 29 yaşını doldurmamış ve daha önce kendi adına şirket kurmamış genç girişimciler için büyük bir fırsattır. Bu program kapsamında, yeni kurulan şirketin Bağ-Kur primleri 1 yıl boyunca Hazine tarafından karşılanır. Aylık prim ödemelerinden muaf olmak, özellikle işin ilk yılında maliyetleri ciddi oranda düşürür. Ek olarak, üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri kazancın belirli bir tutarı (her yıl güncellenir) gelir vergisinden istisna tutulur. Bu, hem SGK prim yükünü ortadan kaldıran hem de vergi avantajı getiren çifte bir kazançtır.

TÜBİTAK BİGG programı (Bireysel Genç Girişim)

Teknoloji ve yenilik odaklı bir iş fikriniz varsa, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından yürütülen BİGG programı tam size göre olabilir. Bu program, teknoloji tabanlı iş fikirlerinin ticarileşmesini hedefler. Girişimciler, fikirlerini bir iş planına dönüştürerek BİGG uygulayıcı kuruluşlarına başvurur. Başarılı bulunan iş fikirleri için şirketleşme ve ilk Ar-Ge (Araştırma-Geliştirme) faaliyetlerini yürütebilmeleri amacıyla ciddi tutarlarda geri ödemesiz sermaye desteği verilir. BİGG, özellikle teknoparklarda veya Ar-Ge merkezlerinde yer almayı hedefleyen teknoloji girişimcileri için bir başlangıç rampası görevi görür.

Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki avantajlar

Genellikle büyük ölçekli sanayi yatırımlarıyla anılsa da, Yatırım Teşvik Belgesi (YTB), belirli koşulları karşılayan yeni kurulmuş işletmeler için de sayısız avantaj barındırır. Özellikle imalat sektöründe faaliyet gösterecek ve belirli bir yatırım harcaması yapacak yeni bir şirket, bu belgeyi alarak çok ciddi maliyet indirimleri elde edebilir. Belge kapsamında sunulan başlıca muafiyetler şunlardır:

  • KDV istisnası: Yatırım kapsamında yurt içinden veya yurt dışından alınacak makine ve teçhizat için Katma Değer Vergisi ödenmez.
  • Gümrük vergisi muafiyeti: İthal edilecek makine ve teçhizat için gümrük vergisi alınmaz.
  • Vergi indirimi: Kurumlar veya gelir vergisi, indirimli oranlar üzerinden ödenir.
  • Sigorta primi işveren hissesi desteği: İstihdam edilecek personel için ödenmesi gereken sigorta priminin işveren payı devlet tarafından karşılanır.

Bu destekler, yatırımın geri dönüş süresini kısaltır ve şirketin finansal yapısını güçlendirir.

Teşvik süreçlerinde profesyonel destek neden kritik?

Teşvik programları ne kadar cazip görünse de, başvuru süreçleri oldukça karmaşık, detaylı ve zaman alıcıdır. Her kurumun kendine özgü başvuru koşulları, talep ettiği belgeler ve iş planı formatları bulunur. Mevzuattaki en ufak bir detayı atlamak, hazırlanan proje dosyasındaki bir eksiklik veya yanlış bir beyan, başvurunun reddedilmesine neden olabilir. Bu durum, girişimci için hem zaman kaybı hem de moral bozukluğu anlamına gelir.

Ege Teşvik gibi uzman danışmanlık firmaları devreye girer. Biz, Türkiye genelindeki KOBİ’ler, girişimciler ve yatırımcılar için devlet destekleri konusunda uçtan uca çözümler üreten bir danışmanlık kuruluşuyuz. Görevimiz, işletmelerin büyüme, yatırım veya istihdam hedeflerine ulaşırken devletin sunduğu imkanlardan en verimli şekilde yararlanmasını sağlamaktır.

Teşvik Başvuru Süreçlerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Başvuruların olumlu sonuçlanması için bazı kritik noktalara özen göstermek gerekir. Bu adımlar, başarının anahtarını oluşturur.

Doğru programı belirlemek

İlk ve en önemli adım, kendi işletmenizin hedefleri, yapısı ve ihtiyaçları ile örtüşen doğru teşvik programını tespit etmektir. Bir teknoloji firması için TÜBİTAK programları uygunken, bir hizmet işletmesi için KOSGEB Geleneksel Girişimci programı daha mantıklı olabilir. Bu seçim, tüm sürecin temelini oluşturur. Yanlış programa başvurmak, en başından zaman ve kaynak israfına yol açar.

Proje dosyasının titizlikle hazırlanması

Başvuru dosyası veya iş planı, projenizi ilgili kuruma anlatan en temel belgedir. Bu dosyanın, iş fikrinizi, pazar analizinizi, finansal projeksiyonlarınızı ve hedeflerinizi net, anlaşılır ve ikna edici bir dille anlatması şarttır. Talep edilen her bilginin eksiksiz ve doğru olması, projenizin ciddiyetini ve fizibilitesini gösterir. Özensiz hazırlanmış bir dosya, en parlak fikrin bile reddedilmesine sebep olabilir.

Süreç takibinin önemi

Başvuruyu yaptıktan sonra süreç bitmez. Kurumlar ek bilgi veya belge talep edebilir, revizyon isteyebilirler. Bu taleplere zamanında ve doğru şekilde yanıt vermek, başvurunun akıbeti için hayati önem taşır. Süreci düzenli olarak takip etmek, olası aksaklıklara karşı hazırlıklı olmanızı ve hızlıca aksiyon almanızı sağlar.

Teşvikler Şirketinizin Geleceğini Nasıl Şekillendirir?

Yeni kurulan bir şirket için alınan teşvikler, sadece bir başlangıç sermayesi değildir. Bu destekler, şirketin gelecekteki yörüngesini belirleyen güçlü birer kaldıraçtır.

Rekabet gücünü artırmak

Maliyet avantajı elde eden bir firma, ürün veya hizmetlerini daha rekabetçi bir fiyattan sunabilir. Pazarlama ve tanıtım faaliyetlerine daha fazla bütçe ayırabilir. Bu durum, markanın piyasada daha hızlı tanınmasına ve pazar payı kazanmasına olanak tanır.

Büyümeyi hızlandırmak

Teşvikler sayesinde elde edilen finansal rahatlık, şirketin daha cesur adımlar atmasını mümkün kılar. Yeni pazarlara açılma, ürün portföyünü genişletme veya üretim kapasitesini artırma gibi büyüme hamleleri, normalden çok daha erken bir aşamada gerçekleştirilebilir. Bu, şirketin ölçeklenmesini ve sektöründe önemli bir oyuncu haline gelmesini hızlandırır.

Sürdürülebilir bir yapı inşa etmek

İş hayatının ilk yılları, en kırılgan dönemdir. Nakit akışı sorunları, beklenmedik giderler veya piyasadaki dalgalanmalar, birçok genç şirketin kapısına kilit vurmasına neden olur. Devlet destekleri, bu zorlu dönemde bir güvenlik ağı oluşturur. Şirketin finansal olarak daha dayanıklı hale gelmesini temin ederek uzun vadeli sürdürülebilirliğinin temelini atar. Girişimcilik yolculuğunuzda, bu değerli fırsatları araştırmak ve doğru adımlarla yolunuza sağlam bir başlangıç yapmak, hayallerinize ulaşmanızdaki en büyük yardımcınız olacaktır.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir